RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 

“Bir Yıkık Şehrin Hikâyesi” ile çıktık yola bu ay… Yüreğine yüreğine basarak kadim bir acının gözlerimizi diktik ufka. Dilimizde bir dua, gözlerimiz ufukta… Bir fetih dermanı isteyerek yorgun dizlerimize Hakk’tan durduk istikbal için umuda…

Geçmişin izlerinde kimliğimizi ararken en büyük derdimizin kendimizi kaybetmek olduğunu anladık. “Tarih Sahnesinin Kayıp Aktörü” İslam medeniyetinin fertleri olarak peşine düştük maruz kaldığımız her tür mahrumiyetin ve pençesinde kaç asırdır kıvrandığımız acziyetlerimizin.

Sebepler ararken ahvalimize, gördük ki en büyük sebep yekvücut olamayışımızdı. “Bölünmenin Eşiği: Ötekileştirme” derken bir kez daha anladık İslam’ın neden tevhid üzere kurulu olduğunu. Çünkü ancak Bir olana tabi olanlar bir ve beraberdi. O yüzden Cenab-ı Hakk “Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir. ” (Hucurat, 49/11)buyuruyordu.

Medeni zamanların!!! vahşi insanları arasında “Sözde Mizah”la dayatılan aşağılanmanın, hakaretin ve hor görülmenin tam ortasındaydık. Sözde güldürüyle maskeledikleri oyunu fark etmez, uyanık olmaz, gözlerimizi hakikatlere açmazsak akıbetimiz “Hüdâya Değil Hevâya Tabi Olanlar”a benzeyecekti Allah muhafaza. Kendi kendimize, bizi biz yapan inancımıza yabancılaşacak ‘öteki biz’in kurbanı olacaktık. Peki, kimdi bu kendisine ötekileşenler? Ne yapmışlardı da ebedi bir azabın namzedi olmuşlardı?

Çare aradık. Ne yapmalıydık kıyısında gezinip durduğumuz bu varoluş imtihanından selametle çıkabilmek için? Cevabı yine Hüdaverdi Hazretlerinin kaleminden “İnsanları Anlama ve Kardeşlik”te bulduk.

Kendimizden yine kendimize doğru bir yolculuktu bu... Ahir zamanın kimliği elinden alınmaya azmedilmiş Müslümanları olarak şahsiyetlerimizi ve insanlık onurumuzu korumak adına ‘öteki biz’lere sahip çıkmaya ve tevhide tabi olmaya ahdettik.

Umuyoruz ki bu çabamız sizlere de ‘öteki sizi’ bulup benimseme yolunda bir ufuk olsun…

'Farkta ol, farkında ol'