Aslı Erdul Mayıs 2018​

KUR’AN KULLUĞUN YOL HARİTASIDIR

İman edenlerin, Allah’ı anmak ve vahyedilen gerçeği düşünmekten dolayı kalplerinin heyecanla ürperme zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilmiş ve üzerlerinden uzun zaman geçip kalpleri katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu yoldan çıkmışlardır.¹

Kur’an-ı Kerim insanın Allah ile insanın peygamberi ile insanın insanla, toplumla ve kâinatla ilişkilerini düzenleyen ilahi bir kitaptır. Ve bu kitabın hitabı insanadır. Kur’an’la irtibatlı olunduğu sürece fertlerin dosdoğru bir yolda olacakları²   ve bu fertlerin oluşturduğu toplumların da tüm aşırılıklardan kaçınan orta yolu izleyen sağlıklı bir toplum ³ olacağı Hak Teâlâ’nın vaadidir.

Günümüze baktığımızda ise İslam toplumlarında huzursuzlukların, adaletsizliklerin olduğunu, dinin özünden ve peygamber ahlakından uzaklaşıldığını gözlemliyoruz. Oysaki mümin olan bu insanlar namaz kılıyor, Kur’an okuyorlar. Peki, nedir değişen yahut nedir eksilen ki, kalbler Allah ile bağı kopardı ve ilahi olanı hayatın dışına attı, kalan ise ibadetlerin şekilleri oldu?

Kur’an’dan bir göç, bir hicret yani uzaklaşma insanları ilahi olandan, vahyin ilk ağızdan öğrenilmesinden mahrum bıraktı. Modern zamanların insanları olarak İslam’ın ne olduğunu öğreneceğimiz iki merkezin ikisini de fena halde geride bıraktık: biri Kur’an diğeri sünnet… Kur’an okuyan ancak onu anlamaya çalışmayan bir insan peygamberin sünneti olmadan dinini hayatın içinde dinamik bir şekilde nasıl yaşayacağını bilemez. Okumak, onu anlamadıktan ve uygulamadıktan sonra yani ideal insanı rehber edinemedikten sonra Müslüman kişiliğini oluşturamıyor. Kur’an’ı anlamadıkça peygamberi de gerektiği anlayamıyor O’nu neden rehber edinmemiz gerektiğini bilemiyoruz.

Kur’an İle İrtibat Nasıl Kurulur?

Kur’an ile irtibat,  onu okumak ve ezberlemektir. Bu iki amel kesinlikle çok kıymetli çok sevaplı ibadetler. Ancak işin tamamı bu değil. Merkezde kendine yer bulması gereken diğer önemli amel ise; Kur’an’a değer verilmesi, sözlerini anlama gayreti üzerinde ciddi çalışma ve kopmayan bir irtibata sahip olunmasıdır. Hz Ömer (ra) Müslüman olduğu gün işittiği ayetler için “bu ne güzel, bu ne şerefli sözler” diyerek verdiği değeri ifade etmişti. Halifeliğinde ise ‘’Allah’ın kitabını anlayarak uygulayarak öğreniniz ki, Kur’an ehlinden olasınız ‘’ demişti. İşte esas; esas Kur’an ehli olabilmek. Zira Kur’an ehli olunduğunda yaş kuru içinde her şeyi içinde bulunduran, kaybolduğunuzda size doğru yolu gösteren bir hayat haritasına sahip olursunuz.

Kur’an ile dünya ahiret bütünlüğünün nasıl sağlanacağını öğrenilir ve Allah’ın teşvik ve sakındırmaları ile islami bir kişilik inşa edilir. Kur’an ehlinin dünya görüşü Yaradanın hedefi ile örtüşür. Kur’an ehli nefsini Yusuf (as) kıssasının anlatıldığı ayetlerdeki gibi temize çıkaramayacağını onun daima kötlüğü emreden bir yanının olduğunu bilir. Ve nefsin kendini beğenme kibir zulüm gibi hastalıklarının şifa yolunu Kur’an’da bulur. ‘Allah’a yaklaşmaya vesile arayın ve sadıklarla beraber olun’ ayetinde olduğu gibi.

Kur'an, dünya hayat boyutunun kısalığına ve geçiciliğine⁴, insan psikolojisine göre, kalıcı ve ebedi gibi algılanan zevklerin aldatıcılığına⁵ dünyadaki fayda ve zevklerin ahirettekine nispetle azlığına ve değersizliğine⁶, geçiciliği ve sınırlılığı noktasında oyun ve eğlence olduğuna⁷ pek çok defa vurgu yapmaktadır.

Yine Kur’an ehli mümin sade kendi nefsine değil ailesine, topluma ve ümmete karşı sorumluluklarını bilir, bunun gereğine göre yaşar. Kur’an’da Hak Teala (cc) Müminlerin  hem bütün insanlıktan hem de iman kardeşlerinden sorumlu olduğunu belirtir; dünyada haksızlığın engellenmesine⁸ temel hak ve hürriyetlerin uygulanmasına katkıda bulunmalarına⁹ mümin kardeşler arasındaki anlaşmazlıkları adaletle çözüme kavuşturmalarına,, haksızlıkta ısrar edenlere karşı haklının yanında olmakla yükümlü tutar.

Kur’an aile ilişkilerini, miras hukukunu, milletler arası ilişkiyi evlenme boşanma hukukunu anlatırkendiğer yandan insanın ve âlemin yaratılışından, gayb âleminden, ahirete ilişkin vaatlerden bahseder. İnsanların birinin diğerine karşı görünüş, aile, maddiyat, itibar vs sebeplerle üstün olamayacağını yani eşitliğini ilan eder, üstünlüğün ise ancak takva ile olduğu belirtir¹⁰. Allah (cc) ancak tava sahibi kimselerin safındadır.

Değer temelli toplum inşası Kur’an’ın hedefidir. Bu hedef nedeniyle de Kuran evrenseldir. “Kur’an, bütün insanlar için bir öğüttür; evrensel bir mesajdır.”¹¹ 

Kur’an’da daima ayetler üzerinde düşünmeyenlerin öğüt alamayacaklarından bahsedilir. İslam dışı dinlerde düşünme, itaat et vurgusu ön plandadır. Fakat Kur’an, daima düşünmeye, kalb gözü ile de meselelere temas etmeye değinir. ‘’And olsun ki biz Kur’an’ı düşünmek için kolaylaştırmışızdır o halde var mı düşünen? ¹²Sekülerizm hızlı hareket etmeyi davranış şekli olarak herkese kabul ettirdiğinden bu yana Allah’ın ayetleri üzerinde düşünmeye de kâinattaki yaratılış ayetleri üzerinde düşünmeye de vakit bulamıyoruz. Vakit ayırmayışımız nedeni ile Kur’an’dan öğüt ve ibret alamıyoruz. Oysaki ‘’Rabbinizden size indirilene uyun; O’nu bırakıp da başka önderlerin ardından gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!’’¹³ hitabı hepimizedir.

Kur’an’dan Sorumlu Tutulacağız

‘’Peygamber dedi ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı büsbütün terkettiler.¹⁴’’Allah Resulu Kur’an’ı terketmemizi delil olarak getirecek. Zira Kur’an’ı terketmeyenlerin Allahu Teala’nın (cc) huzurunda utanacağı, azarlanacağı bir kişiliği ve amelleri olmaz. Kur’an’ın onu terk edenlere karşı delil oluşu fıtrata aykırı bir yaşam ile ahsen-i takvim olma kabiliyetini çürüten amellerdir. İnsan Kur’an’ı terkettiğinde kendi hevası ve arzusu güdümünde ömür mühletini yaşar ve ölür. Hevaya uymak iman evini harabeye çevirir.

Kur’an’ı rehber edinenlerin ise hareketleri, hatta ilişki kurdukları insan tipleri farklıdır, olaylara tepkileri de farklıdır. Örneğin Furkan Suresi’nin son ayetlerinde, mümin profili çizilir. Yeryüzünde yürüyüş şekillerinden ahlaklarına, sözlü saldırılara nasıl cevap verdiklerinden gecelerini nasıl geçirdiklerine; sosyal hayatta harcamalarını hangi denge üzere yaptıklarından kadın erkek ilişkilerindeki tavırlarına ve zinaya yaklaşmadıklarına; haksız yere cana kıymadıklarından Rablerinin ayetlerini işittiklerinde takındıkları tavrın kör ve sağır gibi olmadığına; yalan yere şahitlik etmediklerinden cehennem azabından Allah’a sığındıklarına; göz aydınlığı olacak eş ve zürriyeti Allah’tan istemlerine kadar pek çok hasletlerinden bahsedilir. Tüm bu nitelikler Allah’ın hoşnut olduğu mümin özellikleridir. Burada bahsedilenler ibadetlerin neticesi ile ortaya çıkması gereken mümin kişiliğidir.

‘’Bu kitabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidayet ve rahmet kaynağı, Allah’a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdi¹⁵.

Kur’an Mucize Bir Beyandır

Kâinatın Efendisi Hz Muhammed (sav) Kur’an hakkında şöyle buyurmuşlardır:“Allah’ın kitabı olan Kur’an’da sizden öncekilerin kıssaları, sizden sonrakilerin haberleri, kendi aranızda olanların hükümleri vardır. O, doğruyu eğriden ayıran kitaptır. O, hiçbir zaman anlamsız konuşmaz. O, Allah’ın sağlam ipidir. O, zikr-i hâkimdir. O, dosdoğru yoldur. Kötü arzular asla O’nu hedefinden saptıramaz. Diller O’nu karıştırıp bozamaz. Âlimler O’na doyamaz. Müttakîler O’ndan usanmaz. O tekrar tekrar okunmakla eskimez. O, cinlerin işitir işitmez: “Biz acayip bir Kur’an işittik ki, doğruya iletir. Derhal ona inandık.”(Cin, 72/1-2) dedikleri kitaptır. O’nun ölçülerine göre konuşan doğruyu söyler. O’na göre davranan sevap kazanır. O’nunla hükmeden âdil olur. O’na çağıran doğru yola çağırmış olur."¹⁶

Kur’an’ı okumadan, beyanının mucizesini; onu anlamaya çabalamadan ise hayata nasıl harita misali yol gösterici olduğunu keşfedemeyiz. Kur’an, ehillerini bekliyor! Onu okuyan, O’nu seven, O’nu anlatan en hayırlı insan sınıfının, sayıca artmasını bekliyor. Kur’an’ı okuma çığırı açıldığı gibi anlama çığırının da açılmasını; Rabbimizin bu yolda bizleri de amel sahibi kılmasını niyaz ediyoruz.

Dip Not

(¹):Hadid Suresi (16)

(²):İsra Suresi (9)

(³):Bakara Suresi (143)

(⁴):Al-i İmran, 3/14,117,185; Yunus, 10/24, Yunus 10/70,Rad,13/26,Mümin 40/39,A’la, 87/116

(⁵):Al-i İmran,3/117,185,En’am 6/70,130,Araf 7/51,Yunus 10/24,Lokman 33,Fatır,5,Hadid 20

(⁶):Nisâ, 4/77; Tevbe, 9/38; Kehf, 18/45

(⁷):En'âm, 6/32; A'râf, 7/51; Ankebût, 29/64; Muhammed, 47/36; Hadîd, 57/20

(⁸):Al-i İmran 3;108

(⁹):Nisa 4; 75, Hac 22;40

(¹⁰):Nahl Suresi 128

(¹¹):Yûsuf, 12/104

(¹²):Kamer Suresi 22

(¹³):Araf Suresi 3

(¹⁴):Furkan Suresi 30

(¹⁵):Nahl Suresi  89

(¹⁶):Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 14; Dârimî, Fedâilü’l-Kur’an, 1

'Farkta ol, farkında ol'