Gönül Dilinden Gönüllü Mısralar

"Gönül" kelime olarak çok sık kullandığımız ve fakat mahiyetini pek de idrak edemediğimiz vuslat bineğimiz. Akılla girilen mânâ yolunun yegâne vasıtası... 
Akıl eşyayı tanırken gönül hakikati sezer, keşfeder kabul edip teslim olur. Gayb âleminin Sultanına (CC.) bende olmaya liyakatlı tek eşyadır gönül... 
Hâl böyleyken gönül olmadan matlûba ulaşmak mümkün değil. Çünkü aşk ancak gönlün marifetidir. Marifete ise ancak muhabbetle erilir ve muhabbet yalnızca gönüldr yer edinir. Velhasıl kelam biri olmadan diğeri mümkün değil! Bu yüzden diyor ya Abdülkâdir Geylâni Hazretleri "Mâsivadan arınmış bir gönül marifetullah taliplerine Kâ'be olur." diye.
Geylâni Hazretleri gibi nice Hakk aşıkları gönle seslenir, gönülden dem vurur:

"Gel gönül, bu berzâh-ı lâ'dan geçip illâ'yı bul;
Devlet-i vaslı Cenâb-ı Hazreti Mevlâ'yı bul."

Küntü kenzin sırrına ermek dilersen ey gönül,
Mevhumundan tecerrütle noktayı sevdâyı bul.
*
"Gaflet uykusunda kalmasa gönlüm
Meylini eşyaya vermese gönlüm.
Ebedi hayatı maledebilse,
Rüyanın zevkine dalmasa gönlüm."
(Hasan Hüdaverdi Burkay (ks.))


Bir nazarda kalmayalım
Gel dosta gidelim gönül
Hasret ile ölmeyelim
Gel dosta gidelim gönül.
*
Gel gidelim can durmadan
Suret terkini urmadan
Araya düşman girmeden
Gel dosta gidelim gönül.
(Yunus Emre)


Bir dem kararın yok dağlar başında,
Nice bir Mecnûn'a dönersin gönül.
Cümle halkı âlem kendi işinde,
Sen aşkın nârına yanarsın gönül.
(Sümmânî)

Ey gönül bir derde düş kim anda dermân gizlidir
Gel karış bir katreye kim anda ummân gizlidir.
*
Yine bu dertlü gönül kaynadı taşa geldüm
Işık denizinün mevci başumdan aşa geldüm.
(Eşrefoğlu Rumî (ks.))

Ey gönül gel Hakk'a giden râhı bul
Ehl-i derd olup derûnî âhı bul
Cânun ilindeki şems ü mâhı bul
Âdem isen "semme vechullah"ı bul
Kande baksan ol güzel Allah'ı bul.
*
Hevâ ise yeter gönül gel Allah'a dönelüm gel
Sivâ ise yeter ey dil gel Allah'a dönelüm gel.
(Niyâzî-i Mısrî (ks.))

'Farkta ol, farkında ol'