top of page

1996 Yılı Berat Kandili Sohbeti

 

Cenab-ı Hak bu aylar yüzü suyu hürmetine razı olmadığı men ettiği pişmanlık duyacağın ne kadar kötü evsaf varsa bunların hepsini üzerimizden def-i ref eylesin.

 

Cenab-ı Hak nevmü gafletten hayırlı uyanıklıklar versin. Zamanlarımızı dolu dolu geçittirsin, lehimize kaydettirsin.

 

Hz Allah (c.c) ilahi emirlerini emretmiş nehyettiği şerlerden de bizleri nehyetmiş. Bu insanlık alemi için hayırdır. Allah’ın her emri hayırdır. Uyulsa saadet uyulmazsa felaket getirir. Bunlar her gün yaşanmakta televizyondan gazetelerden okunmakta seyr edilmekte. Allah’ın yasaklarının insanları nasıl kötü badirelere sevk ettiği açık seçiktir. Bu nedenle devlet ve millete emri bil ma’ruf nehyi anil münker üzere yaşamamızı Rabbim nasip etsin.

 

Bu hususta devletin de büyük görevleri var. Bu hususta kendimize ait olan ferdi görevlerimiz var. Herkes kendi vazifesine eğilecek olursa, kendi vazifesini bilecek olursa yapacak olursa dünya cennet hayatına döner. Yaşanmaz haller ilahi emirlere mugayir olduğu için yaşanmazdır. Bunlar yerli yerine yapılacak olursa, dünyanın da tadına doyum olmaz. Zira hadis-i kudside Hz Allah (cc):

 

‘’Siz zamana sövmeyin diyor. Zamana atale-i lisanda bulunmayın zira zaman benim’’ diyor.

Zaman şöyle getirdi zaman böyle getirdi. Zaman hiçbir şey getirmez. Zamanı biz getirir götürürüz. Ne demiş İslam büyükleri’’Bir evin, bir memleketin, bir şehrin şerefli olabilmesi için onun içinde şerefli insanların bulunması lazımdır.’’

 

Öyleyse bütün iş bizde düğümleniyor. Muvazzaf olduğumuz vazifeleri gereği gibi öğrenmek mecburiyetindeyiz. Devlet de gereği gibi öğretmek mecburiyetindedir.

 

Bu vesile ile din derslerimize de bütün okullarımızda ağırlık vermek istiyoruz. Sıradan savma değil, yetkisiz kişiler eliyle değil. Ancak atlı bir hayat geçirmek istiyorsak buna böylece eğilmek mecburiyetindeyiz. Milli eğitim yarımdır. Onun başına dini ve milli eğitim koymadıkça milli eğitim yarım demektir. Çocuklarımız yetersiz yetişiyor demektir. Yani istikrarsız vücuda sahip oluyor demektir. Vücutta istikrar maddi ve manevi, dünyevi ve uhrevi her türlü malumatı bilmekle mümkün olur.

Rabbimizin büyüklüğü Rahmaniyyeti, Rahimiyyeti o kadar büyük ki her  emri  yapmamızı emredip nehiylerini  yapmamızı istediği emrettiği gibi yanı başında arınma ayları temizlenme ayları nasip etmiş.

 

Bir gecesi binlerce geceye bedel olan mübarek geceleriyle bizleri ziynetlendiriyor. Bu gecelerde aza çok veriyor. Bizden önce yaşayan kavimler çok çok ibadet ediyorlarmış ve uzun yıllar yaşıyorlarmış. Cenab-ı Peygamber (sav) Efendimiz bu işe çok üzülmüş. Hz Allah (cc) da Kadir Gecesi, Berat Gecesi gibi buna benzer geceleriyle bizi taltif etmiş. O gecelerin ihya edilmesiyle geçmiş beni İsrail kardeşlerimizin yapmış olduğu uzun yılların ibadet ecrini bu vesile ile Hz Allah (cc) bize lütfetmiş oluyor, bahşetmiş oluyor. Bunları böyle bellemek Rabbim inşallah ve günümüzü değerlendirmek nasip etsin.

‘İki günü bir geçen ziyandadır’’.

 

Burası çaba sarf etme yeri inşallah ahiret bu çabanın hasat yeri olacak. Evet Regaip Gecemizi ihya ettik. Böyle siz kardeşlerimizle Miracı tamamladık. Şimdi Şaban-ı Şerifin 15. Gecesine geldik Berat Gecesi.

 

Hz Allah okuyacağımız Ayeti Celile’de bu geceyi bize şöyle tanıtıyor:

 

‘’ Apaçık olan kitaba and olsun ki biz onu kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki: Senin Rabbinden göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O işitendir bilendir.’’ (el Duhan 1-7)

 

Burada Cenab-ı Halıkı Zülcelal Kuran-ı Azimüşşan’ın inzal edildiği, indirildiği müjdesini veriyor. Levh-i Mahfuzdan Kur’an-ı Azimuşşan gök semasına bu gece indirilmiş, Berat Gecesi. Oradan da peyder pey 23 yılda Cibril-i Emin vasıtasıyla Habibi Peygamber’e (sav) gönderilmiş. Demek Kur’an-ı Azimuşşan iki kademede inzal edildiği bu ayetlerden anlaşılmış oluyor.

 

Malum aliniz maddi ölçülerle her gün aynı. Bugün aynı yarın da aynı ama bir yerde manevi ölçüler var. Mesela bunlardan bu mübarek gece için şöyle denmiş:

 

Bu geceye can verir eshab-ı dil

 

Bu gece şadan olur erbab-ı dil

 

Bu sözler her gece için söylenmemiş. Allahü Teala’nın takdis ettiği üstün büyük faziletli tuttuğu geceler için söylenmiş.

 

Tabi biz de inşallah bu gecelerden birini idrak etmiş bulunuyoruz. Rabbim hemen kadri kıymetini bilmek dolu dolu geçirmek 365 günlük mukadderatımızın hayırlı ve güzel yazılmasına vesile eylesin inşallah.

 

Evet, bu gecede Mikail (as) rızık, Cebaril (as) ‘a harp, zelzele, İsrafil (as)’a ameller, Azrail (as) ‘a musibetler ve ecel günleri veriliyor. 365 günlük yaşantımız içinde bunların nasıl olacağı kendilerine tebliğ ediliyor. Ümmeti Muhammed huzurda bulunur ilticada bulunur Allah’tan af ve mağfiret diler hayırlı günler ister ise bunların pek çoğu Allah Teala tarafından silinir atılır. Gaflet edecek olursak musibetler yağmur gibi üzerimize yağar. Bu nedenle Rabbim inşallah milletçe bizi gaflet illetinden kurtarsın. Farkta yaşamamızı nasip etsin.

 

Milletçe biz sadede geliverirsek işler kendiliğiyle düzelir. Barometre biziz.Aile olarak fert olarak güzel yaşamak mecburiyetindeyiz.Ailenin mukaddes bir yuva olduğunu kabul etmek mecburiyetindeyiz.Aileye içki girmez kumar aleti evde bulunmaz. Bulunursa afattır. Meyhane değil aile ocağı, kumarhane değil, aile ocağı bu cami kadar mukaddes. Aile ocağını böyle bilmek böyle hareket etmek nasip etsin. Ve yine şairimiz diyor:

 

Şeytan yere serildi

 

Ruhlarımız dirildi

 

Bu gece elimize beratımız verildi.

 

İnşallah Rabbul Alemin’den bu güzel temenniyi biz de temenni ediyor ve mükâfatımızı inşallah istiyoruz. Bizim yegane kapımız O’dur. O’na kulluk ederiz, her türlü hacetimizi O’na arz ederiz, O’ndan talep ederiz. Çünkü kendisi böyle diyor.

 

إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

 

(İyyake na’budu ve iyyake nestain. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. El- Fatiha 5)

 

Ya Rabbi Sana kulluk eder, Senden istikamet dileriz, bütün hacetlerimizi sana arz ederiz. Özellikle bu gecede inşallah Kur’n-ı Kerim okumak, bol bol duada bulunmak  nasip etsin.

 

Dua da başlı başına ibadettir. Peygamber Efendimiz (sav) münferit olarak kendi kendine yapmış olduğu dualarda kolları yorulur. Yarım saat mı kırk beş dakika mı bizimki gibi böyle bir iki dakika değil elleri indirir dinlendirir sonra yeniden kaldırır. Dua başlı başına bir ibadettir, dua ibadetin iliğidir. Bu nedenle dudaklarımız dua ile yalvarmak ile af ve mağfiret dilemek ile geçirmeli.

Efendim işi çok olan yorgun olanlar için Hz Abbas’tan (ra) mervi bir hadisi şerifte Allah Rasulu (sav) saadetle buyuruyor:

 

‘’Bir insan sabah namazını cemaatle kılar yatsıyı da cemaatle kılarsa sabah namazını kılmakla gecenin yarısını yatsıyı da kılmakla da diğer yarınsı ibadetle geçirmiş ecrine nail olur’’.

 

Demek yorgunlar için de işi çok olup bu gece uzun uzun ibadet yapamayacak kişiler için de Allah Rasulu’nun böyle büyük bir müjdesi var tebşiratı var. İnşaallah dinlenik vücutlerle bu geceler daha güzel ihya edilmeye gayret edilir.

 

Evet efendim bir hadisi şerifte yine Sevgili Peygamberimiz (sav) bu da böyle icrası çok kolay mükafatı çok büyük olan hadislerden.

 

Allah Rasulu Mescidi Nebevi den Hane-i Saadetlerine geldiler. Hz Aişe Validemizi (ra) sedirin kenarında oturur buldular. Sağ omuzlarına ellerini koydular ve şöyle buyurdular: Ya Aişe bir hatmi şerif indirmeden, bir hac ve umre yapmadan anne babanın rızasını almadan peygamberlerin şefaatine kavuşmadan yatağına girme. Peygamberimiz kalktılar namaza durdular. >Namaz müminin miracı. Camiye has değil, evlerimizi mezarlık yapmamalı bol bol evlerimizde namaz kılmalı <. Allah Rasulu de hane-i saadetlerinde namaza durdular bir zaman namaz kıldılar. Sonra geldiler baktılar Hz Aişe Validemiz’in göğsü böyle inip çıkıyor inip çıkıyor, rengi de kaçmış. Heyecanlandı Peygamber Efendimiz .

 

Ya Aişe sana noldu böyle? Ya Rasulallah anam babam yoluna feda olsun az evvel söyledikleriniz bir gecede mi olacak bunların bir gecede olması mümkün değil . Hz Muhammed de yapacaksın dedi yapmamak da mümkün değil.  Bu ikisi arasında kaldım. Bu beni bu hale getirdi. Allah Resulü tebessüm buyurdular. <İslamda tebessüm vardır haykıra haykıra gülmek yoktur. Allah akıbetimizi hayretsin.>

 

Peygamberimiz tebessüm buyurdular: Ya Aişe, üç İhlas-ı Şerif bir hatmi şeriftir bunu okumadan yatma dedim. İkincisi tespih namazında okuduğumuz bir tesbihat ‘’ Subhanellahi velhamdulillahi ve la ilahe illallahi vallahu ekber ve la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Bunu da oku, bunu okumakla Allah sana bir hacla bir umre sevabı verecek.

 

<Bu tesbihat abdes alır kerahat vakti namaz kılamayacaksan o zaman da okunulur 2 rekat sünneti salatı vudu yerine geçer. Bu tesbihat ağaç dikerken çiçek dikerken de okunulur o çiçek yok oluncaya kadar o ağaç kendini yitirinceye kadar sana istiğfar edeceği müjdesi verilmiş. >

 

Ya Aişe namaz sonlarında otururken okuyoruz ‘’Rabbenağfirli veli valideye velil müminine yevme yekumul hisab’’ bu duayı da yapacak olursan ana babanın rızasını kazanmış olursun. Ve biz sohbetlerimizin hep başında bu güzel hadisi şerifi salâvatı şerifeyi okuyoruz. bu hadise binaen . Peygamber Efendimiz (sav) Allahümme salli ala Muhammedin ve ali nuhin ve ibrahime ve musa ve isa vema beynehüm minel nebiyyin vel mürselin salavatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain.Bu güzel salavatı şerife ile bütün peygamberlerin  şefaatına nail olursun Ya Aişe buyurdu. Bu bu kadar kısa ve kestirme.

Yine bir hadisi şerifte bu geceden istifade edemeyen kişiler zikredilmiş:

 

1. Şirk Ehli. Allaha şirk koşanlar.

 

2. Kin ve düşmanlık güdenler. Bunlar da bu geceden istifade edemiyor. Kin ve düşmanlığın hiçbir zaman İslam’da yeri yok. Neyin yeri var? Kardeşliğin, düşmanlığın değil. Ama düşman bizi birbirimize düşman etmiş. Kendisi de atını  yeryüzünde istediği gibi oynatmaya başlamış.Biz bunun farkına varır, birbirimizin kardeş olduğunu bilir birbirimize saadetle bağlanacak olursak bu ortalığın üzerimize salmış olduğu kötü fikirlerden de kurtulmuş oluruz.Düşmanlık yok dostluk var, hasımlık yok hısımlık var.İslam bunu emrediyor..Mümin kardeşin mümin kardeşine düşmanlığı olmaz kini olmaz garazi olmaz husumeti olmaz sevgisi olur saygısı olur yardımı olur. Her türlü iyiliğini kardeşinle paylaşır.

 

3. Akrabalığı kesenler. Akrabalık bağlarını koparanlar kesenler bizden değildir diyor. Akrabalık. Ama Yahudi ne uydurmuş akrep etmezmiş akrabanın yaptığını. Öyle uydurmuş bizi de birbirimize düşürmüş.

 

4. Hayatına gururlanan kimseler. Gurur kibir her vesile ile söylediğimiz gibi Allahü Tealanın yasaklarından. Müslümana yakışmayan hallerden. Yeryüzünde kardeşlerine gurur kibir yapanı kırmızı karınca suretinde haşrederim diyor Hz Allah (cc).

 

5. Anaya babaya isyan. Bu güzel meziyetlerimiz üzerimizden çok çok eksilmiş.Rabbim bunları takviye buyursun.Aslına döndürsün. Allah’tan sonra itaatın anne babaya olduğunu bildirsin ve bunun şartlarına riayet ettirsin

 

Rabbim nevmü gafletten ikaz buyursun kendine kul Habibine ümmet etsin inşallah.

bottom of page