Şeyma Doğan / Mart 2018

Ünlüler Çağı!

Andy Warhol ne demiş?

Kim ki bu Andy Warhol demeyin sakın, 1960’larda söylediği bir cümleyle bugünkü bizi anlatıyor kendisi. Amerikalı ressam, film yapımcısı ve yayıncı Andy Warhol. Pop art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. 1960’larda “In the future every body will famous for fifteen minutes.” Demiş. Yani “Gelecekte herkes 15 dakikalığına ünlü olacak.” Bunu söylediğinde sosyal ağlar, çılgın yarışma veya kadın programları da yokmuş hani.

 Biz bu cümleyi şöyle değiştirelim; Bir gün herkes en azından 15 dakikalığına ünlü olmaya çalışacak!

Geçenlerde İnstagram akımlarına bir bakayım dedim. İnstagram akımı dediysem bakmayın, bir deli bir kuyuya taş atmış misali, nerede saçmalık var orada. Hep birlikte yapılan anlamsız hareketler bütünü. Mesela taksici bir abimiz takipçisi yüksek bir sayfaya kendi çektiği videoları gönderiyor ama bir türlü yayınlamıyorlar. Kendisi de bu duruma çok bozuluyor ve önündeki araca çarpacağına dair bir video çekiyor. Seyir halindeyken video çektiğini burada ayrıca belirtmek isterim! Bakıyor hala inanan yok, öndeki araca arkadan çarpıyor. Kendi aracı pert, öndeki araç pert, trafik kilit ama bu video en çok beğeni alan videolar listesinde, yani görev tamam (!) Kaç dakikalığına meşhur oldu bilmiyoruz ama kesinlikle şaşırttı. Sadece maket bıçağı ile sabun kesme videosu var mesela. Binlerce beğeni ve izlenme almış. Bildiğimiz sabunu adam doğruyor, izleyenler rahatlıyorlarmış. Revaçta olmasının tek sebebi bu.

Uzak doğudan bir grubun bir videosuna denk geldim. Devasa büyüklükteki kaplarda yemekler var kadrajda. Kameranın karşısında yemek yiyorlar durmadan. Sonrası tabi ki istifra ve gelsin sıradaki yemek! Uzak Doğulular genelde zayıf oldukları için ne kadar yiyebilecekler, ne zaman istifra edecekler bu takip ediliyor.

İzledikten sonra batsın bu İnstagram diyesi geliyor insanın.

Kelebeğin Ömründen Daha Kısa

Birçok televizyon programı ünlü fabrikası gibi çalışıyor. Şimdi buna İnstagram da katıldı. İnstagramda beğeni barajını aşan televizyona, televizyonda sınıfta kalan İnstagrama transfer olmuyor mu? Ben bunu daha önce nerede görmüştüm diye düşün dur ondan sonra.

Bir de Youtube gerçeği var ki o başlı başına ayrı bir konu. Artık Youtube’dan para kazanılabildiği de herkes tarafından öğrenildi, herkes oldu mu sana ‘Youtuber’!

Peki, neden herkeste ünlü olma çabası var? Eline telefon alan video çekip çekip yüklüyor da ne oluyor? Neden bir anı paylaşıldığında döne döne beğeni/ izlenme sayıları kontrol ediliyor? Bu sayılar bizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Bize gel seni televizyona çıkaralım deseler neden koşa koşa gideriz gibi bir haldeyiz?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise ‘bu tür kişiliğin ana temasının büyüklük duygusu, başkalarını anlayamama, başkalarının değerlendirmelerine aşırı duyarlı olma, sıradan olma korkusu nedeniyle hep sıra dışı olmaya çalışma, farklı şeyler yapma, parmakla gösterilir olmayı sağlama çabası olduğunu belirtiyor.

İnsanın ‘bu dünyada ben de varım!’ deme çabası. Kendisinden bir iz bırakmak istemesi değil mi? Oluşturduğu sanal kişiliğin, kendisi toprak altına girse dahi orada var olabileceğini sanması! Kimi hatırladık ki şimdiye kadar, bundan sonra hatırlayabilelim?

Çocuklar için bile değişik bir durum yok maalesef. Çocuk Psikiyatrı Stéphane Clerget konu hakkında şunları söylüyor: “Ebeveynler ergenlikteki çocuklarıyla ilgilenmek yerine televizyon izliyorlar. Bu yüzden çocuklar ailelerinin ilgisini çekmek için televizyona çıkmaları gerektiğini düşünüyor.”  Bu düşünceden hareketle Youtube ve İnstagram gibi video tabanlı platformlarda 15-21 yaş arası ergen ve genç yetişkinlerin çoğunlukta olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Üztazımız Hasan Burkay Hüdaverdi Hazretlerinin bir sohbetinde belirttiği gibi: “Gençlere nasıl nasihat edileceğini, nasıl bir ilim verileceğini, nasıl bir mecraya sevk edileceğini devletçe, milletçe iyi bilmemizi nasip etsin.”

Kendi kendilerine bu kadar çok saptırıcının içinde yön bulmalarını beklemek yerine onlara doğru yolu gösterecek, yollarına ışık tutacak nasihatçilere sevk etmek, en azından buna çalışmak elzem.

'Farkta ol, farkında ol'