Şeyma Doğan Nisan 2018

Cebimizdeki Sosyallik

Düşündüğümüz kadar sosyal miyiz acaba? Bunu öğrenmek için sosyal medya hesaplarımızdaki takipçilere/arkadaş sayısına mı bakmalıyız? Bu sanal dünyada hangi zümreye aitiz? Sosyal medyadaki ‘sosyal’ kelimesinin kullanılması sadece kara mizah mı?

Evet sosyal medyada birçok zümre var.Biz bu yazıda bunları sıraladıkça ‘ filanca da bunlardan ‘ diye düşünmeden önce biz kimlerdeniz onu bir düşünelim!!!

1.Grup: Kimlik İnşası Peşinde Olanlar

Genellikle genç kesimden oluşan bu grup kendini olduğundan biraz farklı gösterme çabasındadır. Hep mutlu fotoğraflar (genellikle özçekim)  olur. Profili incelesek kendisiyle alakalı pek bir şey öğrenemeyiz, çünkü gerçeği saptırmaya yöneliktir.

2.Grup: Muhalifler

Genellikle artık her sosyal medyada çokça varlar. Büyük çoğunluğu siyaset ile ilgili konuşmaya meraklıdır ve muhalif kişiliklerini ‘herşeye’ muhalif olarak, karşı durarak göstermeyi severler. Herhangi bir donanımı ve altyapısı olmadığını belli etmemek için #hashtag çokça kullanırlar ve kendi fikirleri gibi sunmayı severler.

3.Grup: Anneye selam söyleyen poğaçacılar

Bu grup genellikle teyzelerden oluşur. Arkadaş listesine tüm tanıdıkların çocuklarını eklerler. Her yüklenen fotoğrafa yorum yapmak gibi hızlı refleksleri vardır. Ve bu grubun en belirgin özelliği tarif paylaşmalarıdır. Bana bu grup her zaman biraz tehlikeli gelmiştir. Özellikle Facebook ta oluşturulan yalan haberlere çabucak inanan ve sürekli aktif oldukları için hızla yayılmasını sağlayan grupların başında gelir.

4.Grup: Geri Takipçiler / Akımcılar

Bu grup 1.grup ile biraz benzerlik gösterir. Amaçları sadece takipçi /arkadaş sayısını artırmaktır. Sayılar yukarıyı gösterdikçe özgüven artar. Bu kişiler genelde oluşturulan akımlara ayak uydurmaya çalışır. Bunu neden yaparlar, amaç nedir, bu konu üzerinde çalışıyorum.(Gerçekten çok gerekliyse bu akıma uyma buyurun Müslüman işi bir akım başlatıyorum. #Allahbiziizliyor #AllahisWatching diyorum.)

Tüm bu grupların hiçbir bağlayıcılığı yoktur. İsteyen herkes çok başka bir kişiye dönüşebilir,’sosyalleşmeye’ de kaldığı yerden devam edebilir üstelik. Sosyal medya her ne olursa olsun, sizi olmayı seçtiğiniz gibi kabul eder.

Kullandığımız dakikalar/saatler boyunca bizi yutan bu sanal dünyanın bize kattığı şeylerde vardır, bizden götürdüğü şeyler de. Herhangi bir gruba ait olmaya çalışmak yerine zamanını çok daha iyi şeylere harcayanlar da var mesela.

 

Hep Mi Kötü Bu Dünya?

Aslında sosyal medyayı fotoğraf çekmekten, tarif paylaşmaktan çok daha fazlası için kullananlar var.

Buna en iyi örneklerden biri, Köy Ablası isimli hareket. Anadolu’nun en ücra köşelerinde imkânları kısıtlı olan veya imkânsızlıklar içinde olan okullara yardım toplanıyor. Bu hesabafilanca köydeki filanca sayıdaki öğrenciler şu numarada ve sayıda giysiye/oyuncağa/bereye ihtiyaçları var diye istek listesi gönderiliyor yine bu okullar tarafından. Öğretmenler öğrencileriyle video çekiyorlar, sınıflarını gösteriyorlar bakın ihtiyacımız bu diyerek. Yardım etmek isteyen posta yolu ile doğrudan bu okullara yardımları ulaştırıyor. Yardımlar ulaştı mı diye şüpheye düşmeye gerek de yok. Gerçekten başarılı.

Hanımların yöresel yemeklerini yapıp satma çabaları da takdire şayan. Bir hesaba denk geldim, Boşnak bir hanım, eşinin maddi durumunun yetersiz olduğunu ve çalışmaya da izin vermediğini belirtmiş. Hanımlardan sipariş alıyor, eşi de evlere teslim ediyor. Bu da bir amaç değil mi?

Bir dönem yana yakıla ilkokul arkadaşlarını Facebook’tan arayanlar olduğu gibi bu mecrayı hiç bu amaçla kullanmamışlarda mevcut.

Özetle sosyal medyanın kullanım amacı sadece sosyalleşmek olmamalı hiçbir zaman. Dakikaların uçup gittiği yine de bizi hiçbir yere taşımayan bir eğlence çeşidi ya da özgürce her şeyin paylaşılabileceğibir mecra da olmamalı. Bir kullanım amacı ve sınırı olmalı. Orada söylediklerimizden, izlediklerimizden ve paylaştıklarımızdan da hem bu dünyada hem ahirette sorumlu olduğumuzun farkında olmalıyız. Attığımız tweetleri ya da kimse görmez sanıp paylaştığımız gönderileri tekrar düşünelim, bunu yaparken de önce Müslüman olduğumuzu unutmayalım. Müslüman her yerde Müslümanolmalı, sadece görünüşüyle değil! Hali, hareketi ve artık sanal profili de!

'Farkta ol, farkında ol'